Dini Bilgiler

Ruh Yusuf’unu Beden Kuyusundan Çıkar!

By  | 

“Ramazan ayında dosdoğru oruç tutarsan, senin vücut toprağını altın ederler.
Senin fani varlığını taş gibi ezerler de göze sürme yaparlar.
İftar vaktinde yediğin yemek lokmasının her biri birer mânâ incisi olur.
Oruçtaki sabır senin manevî görüşünü artırır, gönlünün gözünü açar.!”
Hazreti Mevlânâ / Divân-ı Kebir

İnsansın ve unutarak yaşıyorsun.
Mahiyetindeki hadsiz aczin, nihayetsiz fakrın farkında değil gibisin.

Sevdiklerinle bir aradaysan ayrılığı, yaşıyorsan ölümü, toksan açlığı unutuyorsun.

Et ve kemikten ibaret olduğunu düşünmek istemiyorsun.
Sonsuzluk vehmiyle avunuyor, bilinçli bir sarhoşluk, belki sersemlik halini tercih ediyorsun.

Bu oyalanmışlıkla yollarda yitip gidebileceğinden korkmuyor, akıbetinden endişe etmiyor, iradenin nefsin karşısındaki zayıflığına kılıflar uyduruyorsun.
Unuttuğunu da unutuyorsun zamanla.

Suyun derinliklerine çekilir gibi, kalın bir gaflet perdesi altına çekiliyor, Rabbini unuttukça kendini de unutuyorsun.

Oruç Hatırlatır

Ramazan-ı şerifteki orucun hatırlatıcılığını anlatıyor Üstadın sana.

Eğer gaflet kalbini bozmamışsa, orucun seni rahmet kapısını çalmaya hazır hale getireceğini söylüyor. Ramazan ayının da, özel bir lütufla, o kapıları açık tuttuğunu…
Çal o kapıyı, korkma! Kalbin ve ruhun dinlensin.
Oruç seni hem tamir hem takviye etsin. Fıtrat ayarlarına geri döndürsün.

Duygularını akort etsin.
“Şimdiye kadar, yemenin, içmenin hünerini gördün. Şimdi orucun hünerini seyret!”

Hani insanoğlunun yeryüzü macerası unutmakla başlamış, unutarak Cennet’ten sürgün edilen Âdem, hatırlayarak “vatan-ı aslî”si olan Cennet’e geri dönmüştü ya…
Şimdi sıra sende.

Bırak, oruç seni değiştirsin, dönüştürsün! Kur’an’a açsın, namazda derinleştirsin.
Ancak oruçla dışına çıkabildiğin beşeri hallerine uzaktan baktırsın.
Nefsin gürültüsünü bastırsın. Vicdanının sesini duyar hale getirsin.
Yitirilmiş bir Cennet’in hasretini hatırlatsın da sana, kalbini onu yeniden bulabileceğin ümidi ile doldursun.

Seni mazlumlarla, mağdurlarla yoldaş, Allah dostları ile hemhal etsin.

Oruç Sakınma İradesi Kazandırır

Oruçla yapmayarak yapmayı öğreniyorsun.
O senin hayatında bir takva köprüsü. Sana “sakınma iradesi” kazandırıyor.

Kötülüklerden ve yasaklardan uzaklaşma konusunda kendine hakim oluyorsun.

Yemiyor, içmiyor, öfkelenmiyor, kelimelerini hatta hayallerini bile kirletmeyerek sevap kazanıyorsun.

Saflaşarak terakki ediyor, günahın ağırlıklarını atarak yükseliyor, ruhunu özgürleştiriyor, Allah’a yakınlaşıyorsun…

Söyler misin, başka türlü “iffet”in ne olduğunu nasıl anlayacak, Cehennem’in şehevâtla çevrili olduğu hakikatine nasıl uyanacaksın?

Nasıl kulak vereceksin, “Bir lokma, bir kelime, bir dâne, bir lem’a, bir işaret ve bir öpmekle batma.” diyen Üstadına?

Oruç Sabrı Öğretir

Sabrın şer’î ölçüler içinde formüle edilmiş hali oruç. Sen de kardeşlerin gibi kendi hüzün yılını yaşıyorsun ve biliyorsun maddi ve manevi muvaffakiyetin bir kısım mahrumiyetlere bağlı olduğunu.

Ancak behimî hislerine ters istikamette yürürsen melekleşebileceğini. Şeffaflaşıp berraklaşabileceğini.
Yoksa kendi kardeşlerinden ayrı düşecek, çilesizliği bir kimlik olarak benimseyecek, hissetmeden hissizleşeceksin.
“Nice namaz kılanların nasiplerinin sadece yorgunluk ve zahmet ve nice oruç tutanların nasiplerinin sadece açlık ve susuzluk” olması ürkütsün seni.

Midenin, insan onurunu, fertleri ve milletleri nasıl yuttuğunu görüyorsun.

Ruh Yusuf’unu beden kuyusundan oruçla çıkar.
Kalbini oruçla yumuşat. İncelmiş duygularla dua et Rabbine.

Senin bütün meselen bir iç aydınlığına erişmek. Başka değil.

Umulur ki Rabbin hüzün yılınızı sürur yıllarına çevirir.

Advertisement







Yorum Yapabilirsiniz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir